Wednesday, 25 July 2007

25 Temmuz 2007... Londra-Antakya

Belgin bugun Antakya'ya yola cikti. Yaklasik iki saat suren bir yolculugun ardindan oglen saatlerinde Stansted Airport'a vardik. Check-In icin sirada beklerken 14.35 ucaginin 16.15'te kalkacagini ogrendik. Neler hissettigimizi anlatmaya gerek duymuyorum. Belgin'i 14.00'da Gate 2'de ugurlayip evin yolunu tuttum. 16.30'da ucak kalkti ve Istanbul saatiyle 22.00'da Belgin Istanbul'daydi. Ve buyuk ihtimalle ben bu satirlari yazarken o sabah 7.00 Adana ucagini yakalamak uzere uyaniyor olacaktir.
Yalniz bizim degil, ailelerimizin de heycanli bekleyisinden sonra Belgin Antakya'ya gitti dugun hazirliklarimiz icin. 1 Eylul 2007 gunu hazirliklarina fiilen Belgin baslamis oldu bu gun.
Eline saglik askim...Eminim her seyin en guzelini yapacaksin. Ne de olsa havalar sicak en azindan temmuz ayinda usumeyeceksin oralarda...

Friday, 13 July 2007

When I Love...from Nizar Qabbani

When I love
I feel that I am the king of time
I possess the earth and everything on it
and ride into the sun upon my horse.
When I love
I become liquid light
invisible to the eye
and the poems in my notebooks become fields of mimosa and poppy.
When I love
the water gushes from my fingers
grass grows on my tongue
when I love
I become time outside all time.
When I love a woman
all the trees run barefoot toward me…

Monday, 9 July 2007

8 Temmuz 2007, 18:00 pm Londra

Yorucu bir gunun ardindan evin yolunu tuttum, az sonra yagacak yagmura yakalanmadan eve geldim...Evden gelen guzel kokulari takip ettim her zaman oldugu gibi ve yolun sonunda Belgin'in ellerinde sekil bulan harika simitler pisiyordu. Istanbul'dan beri hic simit yememistik, yaklasik yedi ay oldu. Bir Istanbul kahvaltisi klasigi bizi bekliyordu ama Londra aksaminda. Bogaza karsi degil; ama ayni tadi bulacak kadar guzel simitleri demleme 'turk' cayimizi yudumlarken hopur hopur goturduk ve tabii lezzetli peynirleri unutmamak gerek.
Yagmur durmadan yagiyor yine, bir kis gununu andiriyor ama zaten yaz gelmedi ki bu ulkeye! Ellerine saglik Belgin!

Sunday, 8 July 2007

Seni Seviyorum Sevgilim...


Sevgilime C.Yucel'den bir siir. Bu siiri ikimiz de cok severiz...
Buluşmak Üzere

Diyelim yağmura tutuldun bir gün
Bardaktan boşanırcasına yağıyor mübarek
Öbür yanda güneş kendi keyfinde
Ne de olsa yaz yağmuru
Pırıl pırıl düşüyor damlalar
Eteklerin uça uça bir koşudur kopardın
Dar attın kendini karşı evin sundurmasına
İşte o evin kapısında bulacaksın beni
Diyelim için çekti bir sabah vakti
Erkenceden denize gireyim dedin
Kulaç attıkça sen
Patiska çarşaflar gibi yırtılıyor su ortadan
Ege denizi bu efendi deniz
Seslenmiyor
Derken bi de dibe dalayım diyorsun
İçine doğdu belki de
İşte çil çil koşuşan balıklar
Lapinalar gümüşler var ya
Eylim eylim salınan yosunlar
Onların arasında bulacaksın beni
Diyelim sapına kadar şair bir herif çıkmış ortaya
Çakmak çakmak gözleri
Meydan ya Taksim ya Beyazıt meydanı
Herkes orda sen de ordasın
Herif bizden söz ediyor bu ülkenin çocuklarından
Yürüyelim arkadaşlar diyor yürüyelim
Özgürlüğe mutluluğa doğru
Her işin başında sevgi diyor
Gözlerin yağmurdan sonra yaprakların yeşili
Bi de başını çeviriyorsun ki
Yanında ben varım

Bizimde bir blogumuz var artik!

Blog yapilirken; nereden baslanir, ne yapilir gercekten bilmiyorum. Ama paylasacak o kadar fotograf, yazi, siir oldu ki blog yapmak olmasa olmazlardan oldu.
Bir de dili ne olsun diye dusunurken neden Turkce ve Ingilizce olmasin dedim kendime...Simdi fotograflari yukleme zamani geldi, altlarina yorum yapmak sart mi? Bence degil, zaten fotograflar her seyi anlatiyor...
Blogun adi ne olsun? Belgin cinar agaci olsun dedi ama yapamadik. Orontes de Belgin'in fikriydi. Simdiki Orontes mi tabii ki hayir, mitolojideki Orontes olsun...
Hadi hayirlisi basladik bir ise alnimizin akiyla cikacak miyiz zaman gostercek...

أدونيس Adonis


The Language Of Sin

I burn my inheritance,

I say:"My land is virgin, and no graves in my youth."I transcend both God and Satan(my path goes beyond the paths of God and Satan).

I go across in my book,in the procession of the luminous thunderbolt,the procession of the green thunderbolt,shouting:

"After me there's no Paradise, no Fall,"and abolishing the language of sin.
1 Temmuz 2007, Paris...